EMNİYET KEMERLERİ ( HARNESLAR )


Dağcının tırmanışta , inişte ve kurtarmada kullandığı malzemedir Genellikle perlondan yapılmış ve bağlanma noktalarında metal klipsler kullanılmıştır .Üç çeşittir

1 . Ful body emniyet kemeri .
2 . Alt emniyet kemeri
3 . Üst emniyet kemeri
Emniyet kemerleri giyildikten sonra bağlama klipslerine özellikle dikkat edilmelidir .bazı emniyet kemerlerinin klipslerinin üzerinde hatalı bağlanıldığı zaman hatalı giyildiğini belirten( danger ) tehlikeli yazısı dıştan okunacak şekilde gözükür . Emniyet kemeri vücudun hareket kabiliyetini kısacak kadar sıkı üzerimizden düşecek kadar gevşek olmamalıdır




KAYA TIRMANMA AYAKKABILARI ( FRICTION ) :

1 . Tabanlar : lastikten yapılmış olup kayayı tutma özelliğine sahiptir .
2 . Bantlar : ön ve yanlara lastik bantlar takılarak kayaya sürtünmeden dolayı gövdenin yıpranması önlenmiş olmalıdır .
3 . Gövde : solunum yapabilen kumaştan yapılmış ve bağlama ipleriyle güçlendirilmiş olmalıdır .
4 . Yan bantlar : ayakkabının yıpranmasını ve kolayca yırtılmasını önlemek için tabandan başlayıp üstte birleşen güçlendirme bantları takılmış olmalıdır
5 . Bağlama : ayakkabının kolayca giyilip / çıkarılabilmesi için bağlama ipleri veya yapışkan bantlarla desteklenmiş olmalıdır .
6 . Ayakkabı ölçüsü : ayakkabının tırmanışta ayakta dönmesini önlemek ve temas edilen yeri hissetmek için ayağa tam oturmalıdır .

Not : Ayakkabılar her etkinlikten sonra temizlenmeli içlerine kağıt veya bez doldurularak şekillerinin bozulmamasına özen gösterilmelidir .


BATON VE KULLANIMI
Batonlar Ve Dağcılıkta Kull anımlarının Önemi Tarih öncesi çağlardan bu yana insanoğlu yürürken yardımcı olarak çoğu kez bir asa veya bastondan yararlanmıştır. Dağcılık ve doğa sporları alanındaki gelişmeler de bizleri bu gün benzer fakat daha modern bir yaklaşıma yönlendirmiştir. Kayak sporunun vazgeçilmez malzemesi olan, uzunluğu sabit kayak batonlarından geliştirilmiş olan bu malzeme, bugün hemen her yürüyüşçü ve dağcının elinde görülebilir.Günümüzde, tur kayağının yanısıra, trekking amaçlı yürüyüşler için de üretilmiş, boyları gerektiğinde uzatılıp kısaltılarak ayarlanabilen bu batonlar "teleskobik baton" diye adlandırılırlar. İçice geçebilen iki veya üç parçadan oluşurlar. Hafif alüminyum alaşımlardan üretilen teleskobik batonlar, içice geçen kısımların içinde sıkışan yivler sayesinde sıkıştırılabilirler. Batonların alt uçlarına ise, genellikle, çok sert bir metal olan tungsten bir pim yerleştirilmiştir. Batonun uç kısmı kırıldığında değiştirilebilmesi amacıyla çoğunlukla sert plastikten yapılmıştır. Bazı durumlarda uçtaki metal pim kısmı kırılıp gitse de plastik uçla devam edilebilir ve batonun ana gövdesi zarar görmeden bu parça daha sonra değiştirilir. Ağır bir sırt çantası ile dik bir yamaçtan çıkmak veya inmek, oldukça fazla güç sarf ettiren ve bacakları zorlayan bir aktivitedir. İşte teleskobik batonlar burada dağcının en önemli yardımcılarıdır. Ortalama bir değer vermek gerekirse; 70 kilogram ağırlığındaki bir dağcı ve çantasının toplam ağırlığı 100 kilograma yaklaşacaktır. Yamaçtaki her denge kaybı, sallanma, düşme ve bunun gibi dengesiz her harekette bacaklarınız 100 kilogram yükü dengelemeye çalışacaktır. Bir çift batonun varlığında ise vücudumuz bu işi yapmakta daha az zorlanacaktır. Normal bir yükle yürüyüşte bile, tek bir baton her adımda 5-8 kg yükü bacaklarımızdan alıp kollarımız aracılığıyla yere aktarabilir, böylece yürüyüş sırasında bacaklarımız, yürüyüşle geçen her saatte toplam 13 ton daha az yük taşımış olacaktır. Eğer yürüyüş yokuş aşağı ise bu miktar korkunç bir rakama; 34 tona kadar ulaşacaktır. Baton kullanımı sonucu bacaklarda oluşacak yorgunluğun ne kadar azaltılabileceğini, verdiğimiz rakamların çok iyi açıklayabildiklerini tahmin ediyoruz. Üstelik bu sonuçlar batonsuz yürüyüşte oluşacak denge bozulmalarını düzeltmek için harcanan enerji kayıpları hesaba katılmadan elde edilmiş olan sonuçlardır

Baton kullanımı hiç kuşkusuz dağcının daha az yorulması anlamına gelir. Ortalama dört saat çıkış ve üç saat iniş içeren hafif yüklü ve kısa bir günübirlik turda bile, bacaklarımızın 300 ton kadar daha az yük taşıması, dağcı için çok önemli bir enerji tasarrufudur. Batonlar özellikle, nemli zeminlerde, derin karda, rüzgarlı arazide ve çarşaklı - taşlı ortamlarda kullanıldıklarında daha fazla faydalı olmaktadırlar.Baton kullanmanın bir başka avantajı da kolları kalp seviyesinde tutarak kollardaki kan dolaşımını hızlandırmaları ve böylece kalbin kan dolaşımını sağlamak için gösterdiği çabayı kolaylaştırarak kalbin yükünü azaltmalarıdır. Sonuç olarak tek bir baton veya uzun bir tahta sopa bile hiç yoktan iyidir ve yürüyüş sırasında enerji tasarrufu dolayısıyla büyük rahatlık sağlayacaktır.Batonların tutuldukları yerler ergonomik şekilli yapılır ve tutma yerlerinde bileğe geçirilebilen perlon bantları yerleştirilmiştir. Uzunluğu istediğiniz gibi ayarlanabilen bu bant, batonun elden çıkmamasını sağlar, ancak çoğu zaman yükün kollara dağılmasını sağlayarak kolların çabuk yorulmasına engel olur. Ancak kayalık zeminler ve dik inişlerde baton uçlarının takılma riski olduğu için bu bant bileğe takılmamalıdır. Batonların boyunun değiştirilebilir olmasının en büyük avantajı, eğimli yerlerde yan geçerken yamaç yönündeki batonu kısaltıp, yamaç aşağı tarafta bulunan batonu uzatarak kolların yorulmasını engellemesidir. Teleskobik batonların ikinci ve özellikle kaya tırmanışı içeren etaplarda gözlenen bir faydası da, batonun kısaltılarak sağa sola takılmasının önlenmesidir. Teleskobik batonlar 45 cm civarına kadar kısalabilme özellikleri sayesinde çantada rahatça taşınabilirler.Teleskobik batonlar acil durumlarda sedye veya kırıkları sabitleyici destek olarak da kullanılabilirler.
Doğada yapılacak bir barınakta veya çadır kurarken tente gerdirilmesi ve çadırın sabitlenmesi işleminde küçümsenmeyecek kadar faydalı olurlar. Batonlarla derin karda çadır sabitlerken dikkat edilmesi gereken nokta, batonların ters ( tutamak kısmından ) olarak kara saplanmasıdır. Aksi taktirde, kar sertleştiğinde baton çıkartılmaya çalışılırken palet kısmı çıkarak veya kırılarak karın içinde kaybolabilir. Batonların kullanılabileceği bir başka yer de, çığ altında kalanların aranması sırasında paletlerinin çıkartılarak kazazedenin yerinin, batonun kara saplanarak tespit edilebilmesidir. Bazı baton modelleri özellikle bu amaca uygun üretilmişlerdir ve birbirlerine eklenerek çığ sondası olarak kullanılabilirler.Teleskobik batonların bakımları her faaliyet dönüşü yapılmalıdır. Dağdan ıslak dönen batonlar açılıp kurutulmalıdır. Eğer kurutma işlemi ihmal edilirse, pas ve alüminyum aşınması ile batonunuz kullanılmaz hale gelebilir. Kuruyan batonların plastik parçaları tek tek çıkarılıp metal yivler ince yağ ile ovularak temizlenir ve kurutulur. Baton tamamen kuruyuncaya kadar kapatılmamalıdır.




SİKKELER - STOPERLER – FRİENDLER
Sikkeler :
Kaya üzerindeki delik ve çatlaklara çakılmak için imal edilmiş demir, çelik, alüminyum veya titanyumdan yapılmış özel malzemelerdir.
Sert ve yumuşak sikke olmak üzere iki kısma ayrılır .
1 . Sert sikkeler : Kaya içindeki çatlağın yapısını takip etmeyip sikke doğrultusunda kayayı parçalayıp girer .
2 . Yumuşak sikkeler : Kaya içindeki çatlağın yapısına uygun olarak girer ve çatlağın şeklini alır .
Sikke çeşitleri

Sikkeler kendi arasında 4 guruba ayrılır .Her grubun kendine özgü yapısı ve çekerleri ( çekme gücü ) vardır .Sikkelerin üzerinde numaraları ve çekerleri yazılıdır. Çekerleri Kilo Newton ( kn ) olarak belirtilmiştir . 1 kn = 100 kg. Dır .
1 . Unıversal sikkeler .
2 . Profil sikkeler .
3 . Bong sikkeler.
4 . Hook sikkeler . Negatif geçişlerde kullanılır .
Sikkeler ve kullanım yöntemleri

Sikkeler kayaya çakılmadan önce kayanın sikke için uygun olup olmadığı ve hangi tip sikkenin kullanılacağı tırmanıcının can güvenliği açısından önemlidir.
Sikkelerin çakılması

1 . Sikke çakılacak kayaya ; çekiç ile vurularak kayanın sağlamlığı kontrol edilir .
2 . Çatlağın yapısına uygun olan sikke seçilir. Sikkenin 3 / 1 ’ i el ile çatlağın içine girmelidir .
3 . Sikke çakılırken çekicin ve sikkenin sesi dinlenmelidir . Çatlak çürük ise ses boğuk çıkacaktır .. Çatlak sağlam ise sikkede ve çekiçte tiz ses çıkacaktır .
4 . Sikkenin gözü kayaya oturmalıdır. Sikkenin gözü kayadan uzak kalıyor ise; sikkenin çekme kolunu kısaltmak için perlon banttan veya yardımcı ipe üzengi veya tam kazık düğümü atılarak sikkenin kayaya en yakın kısmına bağlanır.
Sikkelerin kayadan sökülmesi

1 . Çekiçle ; Sikkeye çatlağın yönüne göre vurularak oynatılır
2 . Sikkenin çıkarken düşmemesi için yardımcı ip ile emniyete alınır.
3 . Çekicin gaga kısmı ile sikke çekilerek çakıldığı yerden çıkarılır.
Üniversal Sikke çeşitleri

Üniversal sikke : Dönme hareketiyle sıkışan bir sikkedir. Sikke gözü ; sikke gövdesine 45 derecelik açıyla bakar. Dikey ve yatay çatlaklarda kullanılır.
Halkalı sikke : İki çeşittir : 1 . Sikke gözü dar olan sadece inişlerde kullanılır .bu göze karabina girmez 2 . Sikke gözü geniş olan hem ana / ara emniyet noktalarında hemde inişlerde kullanılır . Bu göze karabina takılabilir
Yatay sikke : Yatay çatlaklarda kullanılır . Gözün ideal yerleştirme şekli çekiş yönüne bakmalıdır .
Köşeli sikke : Yatay çatlaklarda kullanılır .
Bıçak sikke : İki gözü tek yüzeyi olup en ince sikkedir. En dar çatlaklarda kullanılır
Z profil sikke : Sikkelerden geniş bonglardan dardır Çatlaklarda kullanılır
Yassı profil sikke : Profil sikkelerin kullanım amaçları gibidir . Sikke gözü çift yüzeyde değil tek yüzeydedir
Bong Sikkeler

Metallerin ikiye katlanarak değişik büyüklükte ve çekerde yapılmış emniyet malzemeleridir. Yatay ve dikey çatlaklara çakılmak suretiyle ana ve ara emniyet noktası olarak kullanılır .
Dar profil sikke : dar çatlaklara çakılır .
Geniş profil sikke : orta büyüklükteki çatlaklarda kullanılır .
Bong : Bong tipi sikkelerin en büyüğüdür. Üzerindeki delikler karabina takılmak içindir.

Stoperler ( Telli ve İpli Çatlak Adaptörleri )
Değişik şekilde ve büyüklükte metal malzemelerden yapılmış yukarıdan aşağıya veya içten dışa doğru daralan kaya çatlaklarına sıkıştırılmak suretiyle çalışan malzemelerdir .Tel ve ip saplı olmak üzere iki kısma ayrılır .
1 .Telli stoperler ; 1 numaradan ( küçük ) 12 numaraya ( büyük ) kadar iki yüzlü ,düz ve kavisli olmak üzere iki çeşittir. Her stoperin üzerinde çekeri ve kaç numara olduğunu belirleyen rakamlar yazılıdır .telli stoperleri kayaya sıkıştırmak daha kolaydır.
2 .ipli stoperler ; Değişik boylarda , değişik şekillerde ve değişik çekerlerde stoperler mevcuttur .kullanım yerleri kayanın yapısına ve çeşitlerine göre değişmektedir
.Stoper çeşitleri stoperler : kendi aralarında 3 kısma ayrılır .
1 . Stoperler : iki yüzlü , aşağıya doğru daralırlar ve tellidirler .
2 . Hexzantrıcler : 6 köşelidirler ip saplı veya tel saplı olanları vardır . Dönme veya sıkışma metoduyla çalışırlar .
3 .Trıcamlar : bir ucu sivri diğer kısımları elips şeklindedir . Çatlağın şekline göre sıkışma veya dönme metoduyla çalışırlar .Karabina takılan kısım perlondan yapılmıştır

Hexzentrıcler ( Çatlak Adaptörü )

Hexzentrıc : Kelime anlamı altı köşeli demektir . Altı köşesi bir birinden farklı düzlem üzerindedir . Daralan çatlaklarda sıkıştırma yöntemiyle kullanılabildiği gibi paralel çatlaklarda veya yavaş daralan çatlaklarda dönme yöntemiyle çalışır Dönme yöntemiyle sıkıştırırken metal veya ipin çekme yönündeki kaya yüzeyine yakın olmasına dikkat edilmelidir . Yüzeylerden en az ikisinin kayaya çok iyi temas ettiğine dikkat edilmelidir.


Trıcamlar ( Perlonlu çatlak adaptörü )

Frıendler ( Çatlak adaptörü )
Frıend : Her türlü çatlağa son derece sağlam şekilde oturan kullanımı son derece kolay özellikle değişik boy çatlakları olan kayalara tırmanırken dağcıların tercih ettiği malzemedir . Sert ve flexıbıl saplı olmak üzere iki kısma ayrılırlar Frıendı çatlağa takmadan önce çekme kolu 3 / 2 geriye çekilmelidir . Dört oynak kafadan en az ikisi kayaya sağlam olarak oturmalıdır Frıende yük bindikçe kayaya oturması sağlamlaşır .frıendı çatlaktan çıkarmak için çatlağın içine doğru basınç uyguladıktan sonra kurma kolunu 3 / 3 geriye çekilir Frıendın içindeki yük boşalacağından frıend kolayca çatlaktan çıkarılır




EMNİYET HALKALARI ( KARABİNA )
a. Karabina Seçimi
Karabinalar, tırmanıcılar tarafından çeşitli amaçlar için kullanılan hafif metal bağlantı malzemeleridir. Çeşitli dizayn, boyut ve özellikte üretilirler. Doğru kullanabilmek ve doğru seçim yapabilmek için önce değişik modeller arasındaki farkları bilmeniz gereklidir. Karabinalar bir şeyleri birbirlerine bağlamak için kullanılırlar; tırmanıcıyı ipe yada emniyet noktasına, ipi emniyet noktasına ya da bir çok emniyet malzemesini emniyet kemerine (kolonuna) asmak maksatlı olabilir. Çekerleri yüksektir, çünkü büyük kuvvetlere dayanmak zorundadırlar (ve çoğunlukla yaşamımız bu karabinalara bağlıdır.) Çok hafiftirler, çünkü tırmanıcı bunları gerekli sayıda taşıdığında aşırı ağırlık oluşturmamaları gerekir.Farklı tırmanış tipleri, değişik karabinalara ihtiyaç duymamıza yol açar. Bu değişiklikler çoğu kere, tasarım, kapı şekli, karabina çekeri, ağırlık ve boyut olarak karşımıza çıkar. Karabinalar bir çok marka, model, tasarım, boyut, vb. özelliklerde üretilirler. Onlarca çeşit arasından ihtiyacınıza en uygun karabinaları seçmek için belirli bir düzen içinde alternatifleri incelemenizi öneriri
b.Emniyet Halkalarının Çeşitleri
(1) Oval Karabinalar
Oval karabinalar, yakın zamana kadarki en popüler karabina tasarımıdır. İlk alüminyum alaşımlı karabinalar oval tasarıma sahiptiler. Çok amaçlı kullanılabilirler. Fakat diğer şekiller kadar güçlü değillerdir. Oval karabinalar iki ucunda da yumuşak ve simetrik hatlara sahiptirler. Bu da çekerini olumsuz etkileyen bir faktördür. Yük simetrik olarak ikiye bölünür ve yükün yarısı karabinanın en zayıf yeri olan kapısına gelir. Simetrik olması makara sistemleri ve yapay tırmanış için avantajdır, ayrıca malzeme istiflemek, taşımak için idealdir

(2) D Karabinalar
D şekilli karabinalar, yükü, kapının (karabinanın en zayıf bölümü) aksi tarafındaki gövde kısmına (karabinanın en güçlü bölümü) aktarırlar. Bu sayede ağırlık güç oranları çok iyidir. D'ler, aynı malzeme ve boyutlu ovallerden daha hafif ve daha güçlüdürler

(3) Asimetrik D Karabinalar
Asimetrik D karabinalar, D karabinalarda kapı menteşesinin bulunduğu ucun daraltılması ile elde edilmişlerdir. Bu sayede daha hafif karabinalar elde edilebilir. Bu asimetrik geometride kapı açıklığı oldukça büyük olabilmektedir (ipi geçirmek için kolaylık) ama karabinada fazla malzeme istiflenemeyebilir (daha az malzeme taşınabilir ve malzemeyi çıkarmak daha zordur.)

(4) Armut Şeklindeki Karabinalar (HMS)
Kısaca armudi de denilen bu karabinalar bilinen en eski tasarımdır. Çok geniş ve armudu andıran yuvarlak yapısından dolayı malzeme taşımak yada daha yaygın olarak kilitli modelleri ile emniyet almak, emniyet kolonu üzerinden iniş/emniyet aletlerini kullanmak amaçlı kullanılır. Bu kilitli armudilere Almanca yarım kazık düğümü (Half Mastwurf Sicherung) adının kısaltması olan HMS denir. Yarım kazık düğümü ancak bu tip karabinalarda sorunsuz kullanılabilir. HMS karabinalar daha kalın kesitlere, yani daha büyük ip kıvrılma çapına sahiptirler ve bu sayede kontrol edilen ipi diğer karabinalara göre çok daha az yıpratırlar

c. Kapı Şekil Sistemleri
(1) Düz Kapı
Standart düz kapılı karabinalar en yaygın olanlarıdır. Mesnet noktasından (menteşesinden) son noktasına (kapı gagası) kadar düz devam eder. Bastırıldığında kolay açılmasını ve bırakıldığında kapanmasını sağlayan bir yaya sahiptir

(2) Eğik Kapı
Eğik kapılı karabinaların ip geçişini kolaylaştıran konkav (iç bükey) kapıları vardır. Kapının eğik olması karabinanın çekerini ve ağırlığını etkilemez. Fakat kapı açılmasını kolaylaştırdığından, doğru kullanılmadığı zamanlarda içerisinden geçen ipin kendiliğinden çıkma olasılığı düz kapıya göre daha fazladır. Kapının eğik olması, aynı modelde düz kapılı alternatife göre daha büyük bir kapı açıklığı sağlar. İpi karabinaya takarken (kliplerken) daha rahat hareket edebilirsiniz

Dikkat:Eğik kapılı karabinalar, arabant ve ekspreslerin sadece ipe gelen taraflarında kullanılmalıdırlar. Emniyet noktasına takılan karabina düz, tel yada kilitli kapıya sahip olmalıdır.
(3) Tel Kapı
Tel kapılı karabinalarda kapı çelik bir telden oluşur. Normal kapılı karabinalardan daha hafiftir ayrıca kapı açılım mesafesi daha fazladır. Normal kapılı karabinalardan daha zayıf görünmesine karşın, darbe ya da titreşim karşısında kapısının açılma olasılığı çok daha düşüktür. Normal kapıları da çelik pimlerin tuttuğu unutulmamalıdır. Tel kapıyı oluşturan çelik tel, pimden çok daha uzun olduğundan titreşimleri sönümler. Bu tip kapıların kış ve alpin kullanımlarda buzlanıp donma problemi neredeyse yoktur


(4) Kilitli Kapı (yada Kilitli Karabina)
Kilitli karabinalarda kapının istem dışı açılmasını engelleyen ve güvenliği arttıran bir kilit mekanizması bulunur. Emniyetinizin sadece bir karabinaya kalacağı durumlarda kullanılırlar, örneğin ip inişleri, emniyet alma ya da ara emniyetlerin noktalarının ilkinde kullanılabilirler.Kilitli karabinalar oval, D veya asimetrik D olabilirler. Kilit mekanizmaları ise vidalı ya da otomatik şekilde kilitlenen sistemlerden oluşabilir. Otomatik kilitlenen sistemlerde birden fazla eksende hareket eden otomatik mekanizmalar istem dışı açılmalara karşı daha güvenlidir

Karabina seçimindeki en önemli kıstas, karabinayı ne amaçla kullanacağınızdır. Değişik şekilli karabinalar farklı kullanımlar için üretilmiştir. Eğer tırmanış sporuna yeni başlıyorsanız bir tırmanış eğitmeni yada tecrübeli bir satıcıya ilk önce hangi tip karabinleri almanız gerektiğini danışabilirsiniz. Eğer bir süredir tırmanıyorsanız, deva men yapmak istediğiniz tırmanışları düşünmelisiniz. Ne tip emniyet sistemleri kullanacaksınız ve karabinalarınızı ne tip yükler altında kullanacaksınız?
d. Karabinaların Çekerleri
Karabinalar dizayn edilirken, yüklerin uzun (ana) eksen boyunca geleceği düşünülür. Doğru kullanılan (yüklenen) bir karabinanın tırmanış amaçlı kullanım sırasında kırılmayacağı kabul edilir ve .Doğru kullanımdan kasıt yüklemenin ana eksen boyunca olması, karabinanın kayaya yaslanmaması ve kapısının kapalı olmasıdır. Ancak pratik kullanım şartlarında bunları sağlamak her zaman mümkün olamayabilir. Karabina kaya ile temasta olabilir, ip titreşimlerinden kapısı aralanabilir veya yük aktarma sistemleri yanlış kurulduğunda yada karabina döndüğü için yükleme ekseni şaşabilir. Bu tehlikeleri azaltmak tırmanıcının bilgisi, dikkati ve tecrübesine bağlıdır. Karabinaların doğru kullanımını öğrenmek tırmanıcıların kendi sorumluluğudur. Yanlış kullanılan yada yüklenilen karabinalar ana eksen çekerlerinin yarısından daha az yükler altında kırılabilirler.
Kapı Çarpıntısı Düşüş sırasında ortaya çıkan dinamik kuvvetler karabina kapısını titreştirirler ve kapı anlık olarak olarak açılır. Literatürde "gate lash" olarak geçen bu olay karabina içinde kayan ipin titreşimleri yada karabinanın sırtı (kapının aksi tarafı) sert bir cisme çarptığı zaman olur. Bu kısacık anda, doğru bir şekilde yerleştirildiği sanılan karabina sadece açık kapı çekeri kadar kuvvet taşıyabilir. Kapının çarpıntı ile açılmasının iki sebebi olabilir: - Kapının ataletinin kapı yayının gerilme kuvvetinden daha büyük bir değere ulaşması- Kapıya bir cisim dayanması Karabinaların kırılmasının önüne geçmek için kapısı kilitlenen (kilitli) karabinalar yada açık kapı çekeri yüksek karabinalar kullanabilirsiniz, ama bundan da önemlisi karabinalarınızın doğru kullanımlarını öğrenmelisiniz. Belirli kapı dizaynları ve/veya sert kapı yayları titreşimle oluşan kapı çarpıntılarını azaltırlar.
NOT: Düşen bir tırmanıcı, fiziksel anlamda, yer çekimi ivmesi ile artan ivmeli hareket yapan bir kütledir. Karabina çekerlerinin kilo Newton (kN, kütle çarpı ivme) biriminden yazılması bu yüzdendir. Pratik dönüşümler için bir kilo Newton eşittir yüz kilogram (1kN=100kg) denebilir.
Ağırlık Tırmanış sırasında hafif olmak, genel olarak kabul gören bir yaklaşımdır. Ama daha hafif karabinalar her zaman ağır olanlardan daha iyi değillerdir. Çok hafif karabinaların çoğu zaman daha dar kesitleri vardır (daha ince bir çubuktan imal edilirler). Bu dar kesit karabinanın açık kapı çekerinin daha düşük ve ömrünün daha kısa olmasına yol açabilir. Ayrıca, dar kesit etrafında ip daha fazla büküleceğinden ip aşınması ve düşüşlerde ipin zarar görme olasılığı artar.
Boyutlar Karabinalar çeşitli boyutlarda üretilirler. Büyük karabinaları kullanmak daha kolaydır, açık kapı aralığı büyük olduğundan ipi kliplemek (ipi karabinaya takmak) kolaydır ve daha fazla malzeme istiflenebilir. Emniyet ve iniş aletleri için özellikle büyük kilitli karabinalar tercih edilir. Bununla birlikte ufak karabinalar daha hafiftirler ve genel olarak teknik malzemelerinizin daha az hacim kaplamasında önemli rol oynarlar.Alternatifleri azalttıktan sonra karabinaları elinize alıp denemenizi öneririz: Elinize nasıl oturuyorlar? Kliplemek ve ipi geri çıkarmak ne kadar kolay? Kapılar ne kadar akıcı çalışıyor? Eğer bir kilitli karabinayı inceliyorsanız kilidini ardarda birkaç kere açıp kapayın (tek elle.) Kullanımı daha kolay olan, akıcı çalışan ve sizi rahatsız etmeyen modelleri tercih etmelisiniz.
e. Karabina Bakımı
Karabinalarınızın bütün yüzeylerini ayrıntılı olarak inceleyin. Çatlaklar, keskin köşeler, korozyon, lekeler veya aşırı aşınmış noktalar olmamalıdır. Saç telinin giremeyeceği bir çatlak bile karabinanızın çekerini yarı yarıya azaltır. Kapıların hızlı ve kolayca açılıp kapandığını kontrol edin. Bütün kapıların (ve kilit mekanizmalarının) zorlanmadan ve tamamen kapandığından mutlaka emin olun. Pim ve perçinlerin (kapılarda) eğik yada eksik olmadığından emin olun. Kapının eğilmiş (normal kavisi dışında) olmaması, gaganın yuvasına tam olarak oturması özellikle önemlidir.
Eğer herhangi bir karabinanız yukarıda anlatılan incelemeyi başarıyla geçemezse, onları kullanmayın ve başkalarının da kullanmasını engellemek için imha edin. Genel eğilim, 6-7 metrenin üzerindeki yüksekliklerden düşen karabinaları da emekliye ayırma yönündedir. Bu tip malzemelerin görünümünde hiçbir hasar yokken bile dayanımlarında ciddi düşüşler olabilir. Bu konuda son yıllarda yapılan bazı bağımsız, ama onaylanmamış testler düşüş yaşayan karabinaların dayanımlarının değişmediğini ileri sürse de, bu konuda üzerinde tam bir fikir birliği yoktur. Emniyetiniz için 6-7 metre yada üzeri yükseklikten düşen karabina ve diğer alüminyum malzemelerinizi kullanmamanızı öneririz.
Dikkat Edilecek Noktalar Karabinalarınızdan verim almak istiyorsanız onları temiz tutmalı ve tozdan korumalısınız. Tuzlu suyla temas ettikten sonra karabinalarınızı bol ılık su ile yıkayınız. Aşındırıcı asitler ile asla temas ettirmeyiniz.
Karabinaların Temizliği Problemli kapıların daha iyi çalışmasını sağlamak için mesnet ve gaga noktalarına hava üfleyin. Bu olumlu sonuç vermezse, karabinayı ılık sabunlu suda yıkadıktan sonra iyice durulayınız. Mekanik aksamını sadece WD40 yada benzeri özellikte yağlayıcı ile yağlayınız. Uygulamayı gaga (kanca) bölgesi, yay deliği ve kilit mekanizmasına yapınız. Taşan fazla yağlayıcı maddeyi iyice sildiğinizden emin olunuz. Not: Eğer kuru tip yağlayıcılar (İngilizce'de dry graphite veya dry lubricant olarak ifade edilen ) kullanırsanız karabinanız daha zor kirlenir, çünkü bunlar tozları daha az tutarlar.
Karabinaların Saklanması Karabinaları nemli ve tuzlu (deniz kenarı tırmanışları) ortamlarda, ıslak giysi ve ekipmanlarla beraberce saklamayınız, aşındırıcı kimyasal maddelerden koruyunuz. Hiç bir nedenle karabinaları eğelemeyiniz (fiziksel bombeleri düzeltmek için su zımparası kullanınız, bombeyi azıcık zımparalama ile yok edemediyseniz karabinayı imha ediniz.)



DAĞ ( SIRT ) ÇANTALARI

a. GENEL ESASLAR:
Sırt çantasıdağda ve doğada yürütülen faaliyetlerde kullanılacak bütün malzemeleri taşımaktadır.Uzun yaz ve kış faaliyetleri çantanın ağırlığının 30 kilograma kadar çıkartmaktadır. Farklı kullanım alanları için farklı boyutlarda ve farklı yapılarda çantalar vardır.
Çantalarda dikkat edeceğiniz temel özellik, ister günübirlik bir yürüyüş için olsun ister uzun bir kamp faaliyeti, çantanın yükünüzü omuzlarınızdan alıp kalçanıza verecek bir bel kolonu olmasıdır. Çantalarda bel kolonu artık artı bir özellik değil kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Destekli omuz kolonlarının olması da çantanın rahatlığı açısından gözden kaçırılmaması gereken konulardandır.
Çanta seçerken dikkat edilmesi gereken temel noktalardan bir diğeri de çantanın sırtınız için uygun bir sırt sistemine sahip olması ve doğru büyüklükte olmasıdır. En iyi seçilmiş çanta sizi faaliyet boyunca yolda bırakmayacak, rahat bir faaliyet çıkarmanızı sağlayacak bir çanta olacaktır. Farklı sırt sistemlerine sahip farklı çantalar sırtınıza farklı şekillerde uyum sağlarlar.
Ayarlı sırt sistemi olan çantalar sırtınıza göre rahat ayarlana-bileceğinden tercih nedeni olabilir. Ancak ayarlı sırt sistemi olan çantaların da sabit sırt sistemli çantalara göre daha ağır olmaları kaçınılmazdır ve sabit bir sırt sistemi daha stabil olacaktır. Doğru boyuttaki çantayı seçmek için sırt uzunluğunuzu bilmeniz gereklidir. Bu ölçü beliniz ile boynunuz arasında uzunluktur. Bu uzunluğu çantanın sırt uzunluğu ile ölçerek doğru boyuttaki çantayı bulabilirsiniz. Ayrıca belinizin ölçüsü de çanta boyutları hakkında karar verirken kontrol etmeniz gereken diğer bir ölçüdür. Ancak kışın çantanızı bir çok kat kıyafet ile kullanacağınızı göz önüne alarak bel uzunluğu için ekstra pay bırakmalısınız.
Çantanızın ağırlığı da dikkat etmeniz gereken bir başka önemli noktadır. Özellikle dağcılıkta kullanılan çantaların ağırlıkları kimi faaliyetlerde kişinin performansını etkileyebilecek önemli bir etken olabilir. Bu bakımdan alpin tırmanışçıların oldukça hafif çantaları tercih etmeleri normaldir. Çantalarınızı kullanım yerinize ve kullanış stilinize göre çantanın kumaşı da dikkat edeceğiniz bir özellik olabilir. Daha dayanıklı kumaşlardan yapılmış çantalar daha uzun süre kullanabileceğiniz çantalar olacaklardır. Ancak yine çok dayanıklı olan Cordura cinsi kumaşların da diğer kumaşlara göre ağır oldukları unutulmamalıdır. Çantanızın büyüklüğü kullanma amacınıza bağlı olarak değişecektir. Unutmamanız gereken büyük çantanın her zaman daha iyi olmadığıdır. Daha büyük hacimde çanta alındığı zaman daha çok ve belki de gereksiz şeylerle çantanın sonuna kadar doldurarak ağır bir çantanın taşınmasından kaçınmak daha zor olmaktadır
b. SIRT ÇANTASININ YERLEŞTİRİLMESİ :
Çantanızın rahat taşınabilmesi için iyi yerleştirmiş olması şarttır. Çantanıza yerleştireceğiniz malzemeleri seçerken herşeyi üç gruba ayırmak yardımcı olacaktır: kesin gerekli olanlar, çok işe yarayacak olanlar ve lüksler. İlk bölümün hepsinin alınması, ikinci bölümde dikkatli olunması ve üçüncü bölümde çok katı davranılması önemlidir. Çanta yerleştirirken yolda ihtiyaç duyulabilecek şeylerin şapka cebine, yan ceplere ve çantanın kolay ulaşılabilen noktalarına koyulmasına dikkat edilmelidir. Diğer malzemeler, hafif-hacimli ve ağır-yoğun malzemeler olarak ikiye ayrılmalıdır. Ağır-yoğun malzemeler çantanın dengemizi bozmaması amacıyla sırta yakın noktalara yerleştirilmelidir. Tırmanışlarda, stabiliteyi arttırmak ve tırmanırken kollara düşecek olan ağırlığı azaltmak için ağırlık merkezi daha aşağıda, bele daha yakın olmalıdır.

Bazı çantalarda sırtı korumak için yumuşak malzemeyi sırta yakın yerlere koymak gerekebilir. Eğer bu gerekmiyorsa yumuşak malzemeler çantanın dışına yakın noktalara sıkıştırılmalıdırlar. Yakıt ve diğer akıcı malzemeler mümkünse dik pozisyonda ve çift kat torbaya sarılarak yerleştirilmelidir.
Güvenli bir faaliyet için malzemenin kuru kalması çok önemlidir. Çanta kumaşı su geçirmemesi için işlem görmüş olsa bile bu onu tamamen su geçirmez yapmayacaktır. Bu yüzden yağışlı iklimlerde çanta içindeki ıslanmaması gereken ( uyku tulumu gibi ) malzemelerin ayrıca su geçirmez bir torbaya koyulması gereklidir.
Çantanızı yerleştirdikten sonra bir son kontrol olarak stabilliğini kontrol etmek için yapabileceğiniz, çantanızın kendi başına desteksiz dik durup durmadığıdır.!

c. Çantanın Ayarlanması
Çantalarda iki tür sırt sistemleri bulunur: sabit sırt sistemleri ve ayarlanabilir sırt sistemleri. Bu sırt sistemlerinin amacı yükün büyük kısmının bel kolonu ve bel desteği aracılığıyla omuzlardan alınıp, daha büyük ve güçlü kas gruplarının bulunduğu kalça kemiğine aktarmaktır. Bunun sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için aldığınız çantanın sırt sisteminin sizin sırtınıza uyumlu olması gerekir.
Sabit sırt sistemli çantalarda çantalar farklı boyutlarda yapılırlar. Bu tür çantalar için sırtınızın boyutlarına dikkat ederek çantanızı seçmelisiniz. Ölçülerden emin değilseniz çantayı denemeniz yardımcı olacaktır.
Ayarlanabilir çantalarda ise çantanın sırt bölümünde farklı yerlerde ayarlama perlonları ve tokaları bulunur. Genellikle çantanın bel kolonunun sırtta bulunduğu yer ayarlanacak şekilde yapılır. Bu şekilde kolonun vücudunuza en rahat oturduğu nokta seçilebilir. Ayrıca çantanın omuz kolonlarının boyu, sırtınıza yakınlığı ve yüksekliği de ayarlanabiliyor olmalıdır.
Çantanızın sırt sistemine bakıp, bu ayar perlonlarını bulduktan sonra çantanızı yüklü ve ayarları gevşetilmiş bir şekilde dikkatlice sırtınıza alın. Öne eğilerek çantanın yükünü omuzlarınızdan aldıktan sonra bel kolonunu takın ve sıkıştırın. Bel kolonunun leğen kemiğinizin üzerine iyice oturduğundan emin olun ve tokasından ağırlığı omuzlarınızdan alacak ama sizi nefessiz bırakmayacak bir sıkılığa getirin. Daha sonra dik durarak kendinizi ve çantanızı yandan görebileceğiniz bir aynanın önünde, sırt sistemini ayarlamak için ayar perlonlarını kullanarak sırtı ayarlayın. Bunu yapmadan önce omuz kolonlarının boyu da normal, kullanacağınız bir boyda olmalıdır. Çantanız dolu iken sırt sistemini rahat ve doğru ayarlayabilirsiniz. Bir kere iyi bir şekilde ayarladığınız sırt sistemini bir daha uzun süre, değiştirip oynamadan kullanabilirsiniz. Sırt sistemini ayarladığınız çantanızın daha sonra omuz kolon ayarları ile oynayarak rahat taşıyabileceğiniz, ,uygun bir boya getirin. Daha sonra omuz kolonlarının üst kısmında bulunan perlonlar yardımı ile çantanızın vücudunuza yakınlığını ayarlayın. Unutmayın çantanız ile ne kadar bir bütün olursanız faaliyet boyunca yükünüzü o kadar rahat taşıyabilirsiniz. Ve en son da göğüs perlonları ile omuz askılarının göğüs ayarını yapmalısınız.



DAĞ OCAĞI
Ocak kullanarak hazırlayacağınız yemek ve içecekleri çadırın dışında yapın. Aksi takdirde çıkan buhar çadırın içerisinde tekrar yoğunlaşacaktır-Çadır kapılarının fermuarlarını tepe kısmından uygun bir miktar açık bırakın, solunum yoluyla oluşan buharı tahliye edecek, havalandırma sağlayacaktır. Çadırınızı yeterince havalandırmadığınızda gece oluşan buharın çadır duvarlarında yoğunlaşarak donması sonucu sabah kalktığınızda kendinizi bir buz mağarasında bulabilirsiniz-Çadıra girmeden önce üzerinizdeki karları iyice temizleyin-Çadıra girmeden botlarınızı çıkartın ve vestibule koyun, dışarıda bırakacak olursanız gece patlayacak havadan sonra bir daha bulamayabilirsiniz.Yatarken çadır duvarlarına değmemeye çalışın-Islak veya terli elbiseleriniz ile tulumunuza girmeyin-Küçük hacimli yarı ıslak malzemenizi (eldiven, çorap vs) kurumaları için giysinizle vücudunuz arasına veya yatarken tulumun içerisine koyun, ancak bunun sizi üşütmesine izin vermeyin-Güneşli bir hava bulursanız tulumlarınızı çadırın üzerine serin-Isınmak için tulumun içerisinde nefes alıp vermeyin, bu tulum içerisindeki nemin artmasına sebep olacaktır.
a. Ocakların Kullanımı
Her ocağın alındıktan sonra en uygun kullanımı için kullanma kılavuzunu okumanız en doğrusudur. Bakımının yapılması konusunda da bu kılavuzlarda detaylı bilgi bulabilirsiniz. Genel olarak farklı ocakların kullanımları ile ilgili açıklamalar aşağıdadır. Ocak Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Sıvı yakıtlar ve bunların buharları tehlikelidir. Ocaklara yakıt doldururken ocağın sıcak olmadığından ve etrafta açık alev olmadığından emin olun. Ayrıca pompalı ocaklarda yakıt tankı içindeki basıncı ocak soğuduktan sonra boşaltmanız faydalıdır.Çoğu çadır ve uyku tulumları yanıcıdır ve tehlike anında bunların içinden hızlı bir şekilde çıkmak çok zordur. Ocaklardan kaynaklanan kazalar az olsa da bu kazaların sonuçları çok ciddidir. Ocakları kullanmadan önce mutlaka kullanma talimatını okuyunuz ve dağda kullanmadan önce mutlaka açık havada kullanıp nasıl çalıştığını öğreniniz. Eğer ocak kullanımına yabancıysanız ocağı çadırın içinde kesinlikle kullanmayınız. Ocakları çadırın içinde kullanmak tavsiye edilmese de bazı durumlarda bu kaçınılmazdır. Ocağı çadırın içinde kullanmanız şartsa bile yakma işlemini mutlaka çadırın dışında yapmalısınız. Çadırda kullanmak için gaz ve alkol ocakları benzin ocaklarına göre daha uygundur. Bu yüzden kış faaliyetlerine bir benzinli, birde alkol ya da gaz ocağı götürülebilir. Tüm ocaklar oksijen kullanır ve bu yüzden tamamen kapalı yerlerde kullanılmamalıdırlar. Ocaktan sağlanan ısının daha verimli kullanılması için ısıtılan kabın kapağı mutlaka kapanmalıdır. Ayrıca rüzgar da ocakların verimini azaltan faktörlerden biridir. Alkol ocakları dışındaki ocakları rüzgardan korumak gerekir. Bunun için sert bir alüminyum folyo kullanılabilir. Ocaklar Hakkında Genel Bilgiler Ocakların performansları genelde 10°C'deki bir litre suyu aynı hava sıcaklığında kaç dakikada kaynattıklarına bakılarak karşılaştırılır. Benzin ocaklarında bu süre 4 ile 7 dakika arasında değişir. Alkol ve Kamping Gaz ocaklarında ise bu süre 15 dakika civarındadır. Propan karıştırılmış bütan ocaklarında ise bu süre 5 ile 9 dakika arasında değişmektedir. 2 - 3 dakikalık farkların çok önemli olmadığı düşünülebilir fakat soğuk bir havada, yüksek irtifada su yapmak için kar erittiğimizi düşünürsek bu fark daha açıklık kazanacaktır. Bildiğiniz gibi yükseklik arttıkça kaynama derecesi düşer bu da yemeklerin pişme süresini arttırır. Aşağıdaki tabloda deniz seviyesinde bir dakikada pişen bir şeyin çeşitli yüksekliklerde ne kadar zamanda piştiği gösterilmiştir.

YÜKSEKLİK (M.)
KAYNAMA SICAKLIĞI (°C)
PİŞME SÜRESİ
Deniz Seviyesi
100
1.0
1500
95
1.9
3000
90
3.8
4500
85
7.2
7000
80
13

Yukarıdaki Ocaklarla ilgili Bilgiler ortalama değerler olarak Alınmıştır
b. Dağcılıkta kullanılan ocak çeşitleri
(1) KEROSER OCAKLAR : Bu tip ocaklarda kullanılan yakıt sıvı ya da gaz yağıdır. Yakıtın çok temiz ve kaliteli olması gerekir. Kaliteli gazlar da çok pahalıdır. Ayrıca çok kullanışlı değildir ve yanma verimleri de düşüktür.
(2) BÜTAN OCAKLARI : Bu tip ocaklarda kullanılan yakıt tipi bütan gazıdır. Yalnız düşük sıcaklıklı ortamlarda ve yüksek irtifada yanma problemi olduğundan kullanılmaz. Buna rağmen alçak irtifa ve kamplarda kullanım rahatlığı ve yanma veriminin yüksek oluşu yüzünden en çok kullanılan ocak tipidir. Diğer ocaklara göre çok ekonomiktir.
(3) PROPAN OCAKLAR : Propan gazı kullanılan ocaklardır. Avantaj ve dezavantaj olarak Bütan gazlı ocaklardan pek farkı yoktur.
(4) WHITE GAZLI OCAKLAR : Kurşunsuz benzin kullanılan sıvı yakıtlı ocaklardır. Çok hassas bir ocaktır. Bu yüzden ocağa yakıtı koymadan önce bir tülbentten, çay süzgecinden ya da özel üretilmiş filtresinden geçirilmelidir. En ufak bir yabancı madde dahi bulunmamalıdır. Çok pahalı oluşu yüzünden pek tavsiye edilmez.
(5) İSPİRTOLU OCAKLAR : Sıvı ispirto kullanılan ocaklardır. Tek dezavantajı yüksek irtifada kullanışlı değildir. Alçak irtifada ve kamplarda çok kullanışlı ve rahattır. Çok hızlı rüzgar altında dahi ve çadır içersinde bile kullanılabilir. Bu tipe en iyi örnek TRANGIA marka ocaklardır.
(6) HEXAMINE TABLETLERİ : Katıdır ve pek kullanışlı değildir. Çok hafiftir. Tek avantajı çok kısa süreli ocağa ihtiyaç olduğunda kullanılmasıdır. Ekstrem bir malzemedir.
(7) BENZİN OCAKLARI : Yakıt olarak adından da anlaşıldığı gibi benzin kullanılmaktadır. Kaliteli, temiz ve dinlenmiş benzinin yanma verimi diğer yakıt türlerine göre en iyisidir. Tüm benzin türleri rahatlıkla kullanılabilir. Yüksek irtifada ve çok soğuk havalarda dahi yanma veriminde çok az bir düşme olmasının yanında diğer ocaklara göre de en iyisidir. Benzini her yerde çok rahatlıkla bulabileceğimiz gibi ekonomik oluşu en çok tercih edilmesini sağlamıştır. mümkün olduğunca (aşırı olmamak şartı ile) geniş alan kaplaması ve yüksekliğinin olduğunca alçak olmasına dikkat edilmelidir. Tanınmayan bir ocak alındığında mutlaka kullanımı öğrenilmeli, mümkünse uygulama yapılmalıdır.
Yakıt Türü
Avantajlar
Dezavantajlar
Saatçi Benzini
(White Gas)


Petrol bazlı olmasına rağmen daha temiz ve hızlı yanan, aynı zamanda oldukça sıcak bir aleve sahip bir yakıttır. Yakıt döküldüğünde çabuk buharlaşır ve koku bırakmaz. Ayrı bir ön ısıtma yakıtına ihtiyaç yoktur.

Ülkemizde bulunması zordur ve fiyatı benzine göre daha pahalıdır. (Bazı yerlerde saatçi benzini olarak satılmaktadır)Yakma esnasında parlayabilir.
Pompa Benzini

Bulunması kolaydır. Sıcak bir alevi vardır. Ayrı bir ön ısıtma yakıtına ihtiyaç yoktur. Dökülen yakıt çabuk buharlaşır.

Ocakların düzenli bir şekilde temizlenmesi gerekmektedir ve kısık alevde kullanmak tavsiye edilmez. Yakma esnasında parlayabilir.
Kerosene

Sıcak bir alevle yanar. Yakıt kolay kolay alev almaz. Japon sobalarında da aynı yakıt kullanıldığından bulunması kolaydır.

Ayrı bir ön ısıtma yakıtı gereklidir. Yakıt döküldüğünde çok zor buharlaşır ve ardında koku bırakır. Yakma esnasında parlayabilir
Alkol

Çok kolay ve hızlı yakılabilir. Pompalama ya da ön ısıtma gerektirmez. Dökülen yakıt çabuk buharlaşır. Sessizdir ve yakıtı kolay bulunur.

Yavaş yanar ve çok soğuk durumlar için uygun değildir. Yakıt çok ağırdır ve uzun faaliyetlere uygun değildir.
Camping Gaz

Çok kolay ve hızlı yakılabilir. Pompalama ya da ön ısıtma gerektirmez. Isı kontrolü tam olarak yapılabilir. Yakıt kartuşları kolay bulunur.

Soğuk havalarda çalışmaz. Kartuşlar tek boydadır ve tamamen bitmeden değiştirilemezler. Kartuştaki yakıtın tamamen bitmesini beklemek zaman kaybettirir
Bütan Propan

Türkiye'de yeni olmasına rağmen yurtdışında yaygın olarak kullanılır. Çok kolay ve hızlı yakılabilir. Camping Gas'den daha soğuk ortamlarda kullanılabilir. İki boy kartuşu vardır. Kartuşlar tamamen bitmeden çıkarılabilirle

Yakıtı Camping Gaz'dan daha pahalıdır.
Katı Yakıt

Acil durum ocağı olarak ve bivaklarda sıcak bir içecek için kullanılır

Düşük ısı verir, rüzgar koruması ve ısı kontrolü yoktur.


KAR BUZ KRAMPONU
Kramponlar kar ve buz üzerinde dengenizi kaybetmeden ilerlemenize yarar ve genelde ağır kullanımlara senelerce dayanacak şekilde üretilirler. Buna rağmen, klasik bir tırmanışta bile kaya ve taşlar üzerine basmanız sonucunda oldukça yıpranabilirler. Bu yüzden her faaliyet öncesi kramponlarınızı kontrol etmeniz iyi olacaktır. Krampon dişlerinin, bağlamasının ve bağlantı vidalarının iyice kontrol edilmesi gerekir. Dik bir kar kulvarı kramponunuzdaki sorunun farkına varmak için hiç te hoş bir yer değildir.
Krampon dişlerini sivri tutun

Kramponlarınızın dişlerini her zaman sivri tutmanız gerekir. Bunun için de basit bir el eğesi kullanmanız yeterli olacaktır. Daha hızlı bir çözüm gibi gözükse de krampon dişlerinizi sivriltmek için asla bir taş motoru kullanmayın. Taş motoru kramponun üretiminde kullanılan metalin özelliklerini bozacak kadar ısı üretebilir. Krampon dişlerinin kenarlarını eğeleyerek mümkün olduğunca sivri bir hale getirmeye çalışın. Kramponun performansını etkileyebilecek her türlü eğilmeyi eğer mümkünse düzeltmeye çalışın.
Bağlamaları kontrol edin

Faaliyete gitmeden önce kramponlarınızı bağlamalarını da kontrol etmeyi unutmayın. Eğer otomatik krampon kullanıyorsanız ayakkabılarınızın krampon oyuklarının da kramponu sabitleyebileceğiniz derinlikte olduğundan ve aşınma sonucu incelmediğinden emin olun. Ayakkabıda otomatik kramponların sabitlendiği ön ve arka bölümlerin yıpranması kramponun ayakkabı üzerinde durmasını engelleyebilir. Bağlamalı kramponlarda tokaların sağlam ve çalışır olduğundan ve bantların parçalanmamış olduğundan emin olun.
Eğer krampon ya da ayakkabılarınız yeni ise krampon ve ayakkabının beraber sorunsuz çalıştığından emin olun. Ayakkabınıza uygun şekilde ayarlanmış bir krampon faaliyet sırasında size zaman kazandıracaktır.
Yedek parça taşıyın


Kullanım sırasında gevşeyip düşebilecek ya da değiştirilmesi gerekebilecek vida veya perçinler olup olmadığını kontrol edin. Bu tip potansiyel sorun yaratabilecek ufak parçaların yedeğini taşıyın. Ayarlı kramponlarla birlikte verilen krampon anahtarının faaliyet boyunca yanınızda olmasına özen gösterin.
Sivri kısımları koruyun
Kramponlarınızı ya Cordura gibi dayanıklı bir kumaştan üretilmiş bir torbanın içinde ya da lateks krampon ucu korumalarıyla taşıyın. Bu çantanızın içindeki diğer malzemelerin zarar görmesini büyük ölçüde önleyecektir.






DAĞCILIKTA GİYİM
Dağcılıkta giyimin temel amacı dağcıyı soğuk, rüzgar ve ıslaklıktan koruyabilmektir. Ancak bu koruma gerçekleştirilirken giyim malzemelerinin bazı temel niteliklere sahip olması şartı aranmalıdır.
Bu özellikler:
- Hafif olması ve az yer kaplaması,
- Sıcak tutması,
- Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi
- Ter buharını dışarı verebilmesi,
- Rüzgar ve yağmura karşı koruyucu olması
- Rahat ve hareketleri kısıtlayıcı olmaması
- Giyilip çıkartılmasının kolay olması
Doğa sporcusu içten dışa doğru tabakalar halinde giyinmelidir. Böylece kullanıcı vücut ısısı artıkça soyunarak kademe kademe aşırı sıcaktan veya tam tersini uygulayıp giyinerek soğuk ve diğer dış etkenlerden (rüzgar, yağmur, kar gb.) kendini koruyabilecektir. Bu sistem yukarıda belirttiğimiz gibi katmanlardan oluşmaktadır. Her katman vücudun çıkardığı su buharını yani ter buharını, giyim malzemelerinde ıslaklık meydana getirmelerine izin vermeden dışarı vermelidir. Böylece kullanıcı iç ıslaklığın getirebileceği sorunlarla karşılaşmayacaktır. Sistem vücut buharını rahatça dışarı verebilirken dışardan gelebilecek ıslanma ve rüzgara karşı gerekli korumayı sağlayacaktır.
Üst giyim;
Baş için- Yün sentetik karışımı veya fleece başlık En içe Yün sentetik karışımı ( 70’e 30 gb. ) veya polypropilen iç giyim İkinci kat olarak Yün kazak ve yün gömlek ( sentetik karışımlılar daha idealdir ) veya fleece mont En üst kat Kaplamalı veya su tutma özelliği az olan sentetik karışımlı kumaştan yapılmış parka veya panço Eldiven Yün, kaynatılmış yün, kaplamalı kumaştan üretilmiş dış eldiven
Alt giyim ;
En içe Yün sentetik karışımı ( 70’e 30 gb. ) veya fleece iç giyim İkinci kat olarak kadife veya kalın keten pantalon Çorap Yün sentetik karışımı çoraplar Yaz aylarındaki doğa yürüyüşleri için ince kumaş pantalon, tayt veya şort güneş altındaki yürüyüşlerde faydalı olacaktır.
Doğada giyim iki ayrı durum için planlanmalıdır. Bunlardan birincisi yürüyüş esnasında giyim, ikincisi ise durağan hallerde giyim. Giyimimiz her iki duruma da uyum sağlamaya elverişli olacak şekilde oluşturulmalıdır. Vücut yürüme sırasında kendiliğinden ısınır. Bu nedenle yürüyüş esnasında giyilecek malzemelerin kalın ve ısı yalıtıcı özelliklerinin fazla olmaması gereklidir. Aksi halde aşırı ısınma, bunun sonucunda da gereksiz yere terleme ve enerji kaybı meydana gelecektir. Bu şekilde yürüyüşe devam edilmesi halinde ise bir süre sonra bunalma ve aşırı yorgunluk ortaya çıkacaktır. Böyle bir durumla karşılaşmamanın en iyi yöntemi ise yürüyüş esnasında vücut ısınızın artacağını düşünerek gerekli tedbirleri almaktır. Sorunun çözümü çok kolaydır, üzerinizdeki fazla giysilerin kademe kademe çıkartılmaya uygun olması yeterli olacaktır. Fazla giysilerin çıkartılmasına vücudunuzun rahatça havalanıp aşırı terlemeyeceğiniz konuma ulaşılana kadar devam edilmelidir. Durgun ve güneşli havalarda en iç katmana yani iç giysilere kadar soyunulabilir. Bazen de ceket veya parkanızın önünü açmak bile yeterli havalandırmayı sağlayacaktır. Eğer üşümeye başladığınızı hissederseniz zaman geçirmeden tekrar ısı dengenizi kuracak şekilde giyinmelisiniz. Durağan hallerde yani mola ve kamp yaşamında ise metabolizma yavaşlayacağı için vücudumuz daha az enerji üretecek bunun sonucunda da üşüme meydana gelecektir. Bunu engellemenin yöntemi ise üşümeyi durdurana kadar giyinilmesidir. Üşümeye izin vermek ve gerekli tedbiri almamak gereksiz yere ısı kaybederek fazladan enerji kaybına neden olacaktır. Gereksiz enerji kaybı ise performansınızı kötü etkileyecektir.
İç giyim:
İç giyim malzemesi olarak ter buharını kolayca dışarı vererek ıslanmadığı ve çabuk kuruduğu için % 100 polypropylen, Capilen gibi özel dokuma kumaşlar veya ona yakın özellik gösteren yün sentetik karışımı (70’e 30 karışımlar gb.) iplik kullanılmış ve seyrek dokunmuş malzemeler kullanılır. İç giyim malzemelerinde aranması gereken başlıca özellik teri rahatça dışarı verebilmesi ve böylece aktiviteye ara verilmesi halinde ( molalar veya tırmanış sırasındaki beklemeler gb. ) kuru olması, dolayısıyla sıcak tutma özelliğini koruyabilmesidir. İç giyim malzemeleri dokuma sıklıkları ve kullanılan kumaşın kalınlıklarına göre üç ayrı kategoride incelenir. Bunlardan en ince seyrek dokulu olanı light weight olarak adlandırılan iç giyim malzemeleridir ki yaz faaliyetleri için en uygun olanları bunlardır. Mid weight olarak adlandırılan orta kalınlıkta planlar ise yaz aylarında kullanılabilmelerinin yanısıra kış sezonunda da rahatlıkla kullanılabilirler.
Orta kat giyim malzemeleri:
Kişilerin tercihlerine göre çok farklı sistemler uygulanabilir. İdeal olan yöntem iç giysilerin üzerine fleece kumaştan (ticari adı polar olarak da geçmektedir) üretilmiş ceketler kullanılmasıdır. Ancak yün sentetik karışımı kazak ve gömlekler de çok rahat olarak yürüyüşçünün işini görecektir. Alt giyimde ise orta tabaka giysisi olarak Fleece, kadife veya kalın keten pantalonlar yeterli ve kullanışlı olacaklardır. Bu giyim malzemelerinde aranması gereken başlıca özelliklerden biri de rahat hareket etmeye imkan tanımalarıdır. Üst giyim malzemeleri önden tamamen açılabilen fermuarlara sahip ise bu havalandırma ve giyip çıkarmada büyük kolaylık sağlayacaktır.
Üst tabaka giyim :
Yaz aylarında yapılan günübirlik faaliyetlerde bile rüzgar ve ıslaklığa karşı ( yağmur, kar gibi) mutlaka bulundurulmalıdırlar. Bu tip giysilerde aranılan başlıca özellik dışarıdan ıslaklık ve rüzgarı geçirmemeleri ama vücut nemini yani teri dışarıya rahatça verebilmeleridir. Böylece hem dış etkenlerden dolayı meydana gelebilecek ıslanma hem de vücudun dışarıya verdiği buhardan dolayı iç ıslanma engellenmiş olacaktır. Bu ideal olanıdır ve tüm özel üretilen materyaller gibi daha basit çözümlere nazaran size daha pahalıya mal olacaktır. Eğer doğa yürüyüşlerine yeni başladıysanız ve öncelik sıranızda başka malzemeler varsa günübirlik aktiviteleriniz için çok daha ucuz olan basit kaplamalı yağmurluk ve rüzgarlıklar da kullanılabilir. Özellikle doğa yürüyüşçüleri için en uygun malzeme çantayı ve kullanıcıyı yeterince iyi koruyabilen panço olacaktır.
Çoraplar:
Kesinlikle pamuklu olmamalıdırlar. Tercihen sentetik yün karışımı, hallofil veya nem tutmayan diğer kumaşlardan dağcılık ve trekking için üretilmiş çoraplar kullanılmalıdır. Çorapların uzun olması kullanışlılık açısından önemlidir. Tabii ki yanınızda her zaman yedek çorap bulundurmalısınız.
Panço:
Çanta ile birlikte tüm vücudu içine alabilen bir çeşit yağmurluktur. Teknik tırmanışlara uygun olmamakla birlikte uzun yürüyüşlerde çok kullanışlıdır. Naylon kumaştan üretilir. Vücudu tam sarmamasına rağmen az da olsa terleme yapabilir.
Baş giysileri
Baş ve boyun bölgeleri vücudumuzun sıcak ve soğuktan en fazla korunması gereken bölgeleridir. Korunmasında çoğunlukla basit ve zaman zaman da yetersiz malzemeler kullanılan bu bölgelerde basit ancak işlevsel malzemelerin kullanılması halinde karşılaşabileceğimiz pek çok can sıkıcı olumsuzluktan uzak kalabiliriz. Başlangıçta da bahsettiğimiz gibi baş ve boyun bölgelerini iki ana dış etkenden korumak gereklidir: Soğuk ve doğrudan gelen güneş ışınları. Baş ve boyun bölgesi soğuğa karşı korunmada çok dikkat edilmesi gerekli bölgelerdir. Çünkü vücut ısımızın 1/3’ ü sadece baş ve boyun bölgesinden kaybedilmektedir. Bu gerçekten de büyük bir orandır. Baş ve boyun bölgesinin soğuktan korunması için çeşitli malzemeler kullanılabilir. Boyun bölgesini korumak için boyunluk denilen, boyun bölgesini tam olarak örtebilen halka şeklindeki malzemeler kullanılır. Boyunluklarda genellikle fleece ve benzeri malzemeler kullanılır. Çok basit ama bir o kadar da gerekli malzemelerdir. Boyunluk yerine kullanılabilecek bir diğer malzeme de basit bir eşarp veya bez parçası olabilir. Önemli olan bu bölgeden ısı kaybını engellemektir.
Baş bölgesini korumak için ise değişik şekil ve malzemelerden üretilmiş başlıklar kullanılır. Ancak önemle üzerinde durulması gereken nokta başlığın kulakları rahatça kapatabilmesi ve ıslanması halinde bile sıcak tutabilmesidir. Genellikle tercih edilen kumaş türü fleece kumaşlardır. Eğer yüne karşı alerjik bir reaksiyon göstermiyorsanız yün başlıklar da bu amaç için rahatça kullanılabilir. Bu başlıkların üzerine ıslanmaya veya rüzgara karşı korunmak için rüzgarlık veya yağmurluğun başlığı kullanılmalıdır. Bu bölgeden gerçekleşen ısı kaybını engelleyebilecek başka bir malzeme de ağız burun bölgesini kapatan daha çok kayakçıların rüzgardan korunmak amacı ile kullandıkları maskelerdir. Maskelerin bir avantajı da alınan havanın nispeten ısınmasını sağlamasıdır. Genellikle neoplen ve fleece benzeri malzemeler kullanılarak üretilirler. Baş bölgesinin korunması gereken ikinci dış etken ise güneş ışınlarıdır. Bu amaçla güneşli günlerde geniş kenarlı ve açık renkli şapkalar kullanılmalıdır. Yine başa sarılabilecek bir eşarp veya benzeri bir şey de aynı işi görecektir. Yüz ve elleri UV’den korumak amacı ile ise mutlaka yüksek faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır.(15 - 45 faktör gibi )
El giysileri
Eller değişik eldiven türleriyle korunabilir.Günübirlik doğa yürüyüşlerinde beş parmaklı yün eldivenler çoğu kez yeterli olacaktır. Ancak yanınızda ıslanmaya karşı yedek bir eldiven bulundurmakta da fayda vardır. Doğa yürüyüşlerinizde deri eldiven kullanmamaya özen göstermeniz gerekmektedir. Çünkü deri hem çok su tutar hem de kuruması uzun zaman alır. Hangi mevsimde aktivite yaparsanız yapın çantanızda mutlaka eldiven bulunmalıdır. Zaten kapladığı yer ve hafifliği nedeniyle size yük olmayacak ancak gerektiğinde büyük bir konfor sağlayacaktır.
Giyim malzemelerinin yapıldıkları metaryaller ve özellikleri ;
Pamuk:
Piyasada çok yaygın olarak bulunan, rahat, hemen hiç kimsede allerjik reaksiyon göstermeyen ve çok ucuz bir malzemedir. Ancak suyu çok fazla çeker ve zor kurur. Islandıklarında ısıtıcı özelliklerinin neredeyse tamamını kaybederler. Ağırdırlar ve çok yer kaplarlar. Doğa sporları için uygun değildirler.
Yün:
Çok kolay ıslanmazlar, ıslandıklarında bile yalıtım özelliklerini büyük oranda korurlar. Ancak ıslandıklarında zor kururlar. Daha çok sentetik malzemelerle belli oranlarda karıştırılarak kullanılırlar.
Tiftik:
Isı koruma özelliği fazladır. Buna karşın ağırdırlar ve çok yer kaplarlar. Islanmaları halinde kurumaları zaman alır.
Polypropylen:
Çeşitli sıklıklarda dokunulabilen esnek bir kumaş olarak üretilmiş sentetik bir üründür. Isı tutma kabiliyetini artırmak amacıyla arka kısımları tüylendirilmiştir. Emici olmayan ince iplikçikleri nemi rahatça dışarı verirler. Islandıklarında kolayca kururlar. Öyle ki orta kalınlıktaki polypropylen iç giysi terle meydana gelebilecek ıslaklığı vücut ısısı ile bir iki dakika içinde tamamen kurutabilir.
Fleece:
Sentetik bir malzemedir. Ağırlığına göre ikiye ayrılır. Ultrafleece ve polarlite. Yumuşak tüylü yüzeyleri vardır. Isı tutma yetenekleri fazla ve kuruma hızları tatmin edici derecede çabuktur. Genellikle orta kat giyim malzemelerinde kullanılırlar.
İmpertex:
Hafif bir kumaştır. İnce, çok lifli, naylon iplikten dokunmuştur. Her bir naylon iplik , Pertex ipliğini oluşturan 34 ayrı liften meydana gelmektedir. Bu çok ince lifler yoğun bir sıklıkla dokunarak hafif ama dayanıklı bir kumaş elde edilir. Yoğun bir dokuma olduğu için hava geçirgenliği düşüktür ve liflerin yüksek sıklığından dolayı da nemi dışarıya çabuk atabilmektedir. Kumaşın dış yüzeyi nemi geniş bir alana yayar bu da kurumayı hızlandırır. Üç ayrı sıklıkta dokunmaktadır.
Versatech:
Çok lifli polyester iplikten yapılmıştır. Lifler arasında 8 mikronluk bir mesafe vardır. Su damlalarının çapları ise 100 ila 3000 mikron arasında değişmektedir. Bu nedenle su geçirimi düşüktür. Ayrıca kuş tüyü ve sentetik gibi dolgu maddelerini de kaçırmaz. Rüzgar geçirimleri de düşüktür.
Nylon:
Bir yüzü kaplı, soluma özelliği olmayan kumaşlardır. Kesinlikle su geçirmezler. Terleme ve yoğunlaşma yaparlar. Dağcılık amaçlı kullanımları çok kısıtlıdır. Kalın ve ince tipleri vardır.
Cascade / Hydro Dry:
Polyurethane bir kaplamadır. Nem buharını geçirirken su geçirmez. Nem buharı geçirme özellileri mikro gözenekleri ile sağlanır. Ayrıca içerden gelen nemi kimyasal olarak çekerler. Esneme ve kırılma gibi zorlamalara dayanıklıdır. Kaplanması kolay bir kumaş olması dolayısıyla maliyeti düşüktür.
Cyclone:
Kesinlikle su geçirmez. Polyurethan kaplama, su damlasına göre oldukça küçük, su buharı partiküllerine göre çoğu zaman büyük, düzensiz yerleştirilmiş mikroskobik gözeneklerle doludur. Soluyabilir. Yüksek oranlarda nem geçirme özelliğine sahiptir. Kaplanması kolay olduğu için maliyeti düşüktür. Dayanıklı bir kaplamadır.
Gore-Tex:
PTFE ( Poly Tetra Fluto Etilen ) maddesinden üretilir. PTFE filmi, havanın bu filmin moleküler yapısından geçebileceği şekilde esnetilmiştir. Sonuçta her santimetre karesinde 1.4 milyar gözenek bulunan Gore-Tex kaplama elde edilmiştir. Bu gözeneklerden her biri su buharını oluşturan moleküllerden 700 kez daha geniştir. Bu sayede Gore-Tex kaplanan kumaş su ve rüzgar geçirmeyecek ancak vücut nemini rahatça dışarıya atabilecektir. PTFE filmi her türlü nemi, bu nemin sahip olduğu basınç sayesinde serbestçe gözeneklerinden geçirecektir. Kaplanması zor bir kumaştır. Bu yüzden maliyeti yüksektir.
Sympatex:
Polyester bir zardır.Molekül yapısı su buharını emerek taşıyabileceği özelliktedir. Buhar kendi basıncı ile dışarı çıkar. Hydropollic zar olarak bilinir. Gore-Tex’ten farklı olarak gözenekleri yoktur. Su geçirmezlik, rüzgar geçilmezlik özelliklerine sahiptirler. Dayanıklı maddelerdir. Gore-Tex gibi çeşitli kaplama yöntemleri vardır. Gore-Tex’e eşit performans gösterdiği ileri sürülmektedir.


KAZMALAR
Klasik kazmalar, zorluk derecesi yüksek olan klasik dağcılık rotalarında, kış tırmanışlarında, ayrıca diğer buz malzemeleri ile teknik buz tırmanışlarında kullanılırlar. Teknik kazmalar ise, dikey ve negatif buz yüzeylerinde ya da kaya / buz karışık rotalarda genellikle çift olarak kullanılırlar. Klasik ve teknik kazmalar farklı olsalar da temelde aynı parçalara sahiptir: her ikisi de bir ana gövdeye (şaft da denebilir), bu gövdenin üstünde bir kafaya ve alt tarafında da sivri bir uca sahiptir. Kazmanın kafasını açıklayacak olursak, bir tarafında uzun, genelde testere dişli bir uç ile diğer tarafında düz kenarlı, ‘kaşık’ tabir edilen ve kürek vazifesi gören kısım bulunmaktadır. Bazı buz kazmalarının kafasında kaşık yerine çekiç bulunur. Bazı kazmalar ise modüler yapıdadır. Bu tip kazmalarda uç ve arka kısımlar değiştirilebilir özelliktedir, yani ön kısımda farklı yapılarda uçlar, arka kısımda ise kaşık ya da çekiç olarak değiştirebilirsiniz. Gövdenin alt ucu, kazma ile istasyon almak gerektiğinde kazmanın gövdesini kara saplamakta kullanılır.

a. Klasik kazmalar
Klasik kazmalar, dağa giden her tırmanıcının kullandığı standart bir malzemedir. Kazmanın en önemli amacı, tırmanırken düşüşü engellemesi ve düşüş sırasında tırmanıcının düşüş hızını yavaşlatarak, kendini durdurabilmesine yardımcı olmasıdır. Klasik kazmalar orta diklikteki yamaçlarda ve karlı rotalarda kullanılır. Daha dik kulvarlarda klasik bir kazma ile bir adet teknik kazma beraber kullanılabilir. Teknik alpin rotalarda bir klasik kazma ve bir çekiç kafalı teknik kazma oldukça iyi bir ikili olacaktır. Dağcılık kazmaların boyları, 60 cm’den 90 cm’e kadar farklı boylarda olabilir. Kendiniz için doğru boydaki kazmayı bulabilmek için, kazmayı başından tutarak aşağı doğru sarkıtın. Kullanım amacınıza göre, siz ayakta dururken kazmanın alt ucu hafifçe yere dokunmalı ya da yaklaşık 10 cm. kadar yukarıda olmalıdır. Eğer kazmanızı daha çok uzun yürüyüş rotalarında ve orta eğimli karlı rotalarda kullanacaksanız kazma tercihinizi uzundan yana yapmanız daha sağlıklı olacaktır. Çok uzun olan kazmalar ise düz arazilerde baton olarak keyifle kullanılabilir, fakat düşüş sırasında kendinizi durdurmak için kontrolü zordur. Bir çok tırmanıcı düz ve az eğimli bölgelerde baton (denge kontrolü için), daha fazla eğimli ve dik kulvarlarda ise baton yerine kazmalarını kullanırlar.
Kazma gövdesi: Bazı kazmaların sapları kauçuk bir malzeme ile kaplıdır. Bu kaplama, kış koşullarında ellerin metal ile temasını minimuma indirerek, ellerin sıcak kalmasını sağlar ve ayrıca kazma ile el arasındaki sürtünmeyi arttırıp, elin kaymasını önler. Bu tip sapların dezavantajı istasyon kurarken kazmanın zemine saplanmasını zorlaştırmasıdır.
Klasik Kazma uçları:Klasik kazmaların temel kullanım amacı düşüş anında tırmanıcının kendini durdurabilmesidir. (Düşerken kendinizi durdurabilmek için vücut ağırlığınız yardımıyla kazmanın ucunu üzerinde kaymakta olduğunuz yüzeye saplamalısınız.) Kazma ucunun biçimi yapılacak tırmanışın özelliğine göre değişiklik gösterir.Uçlar pozitif, negatif, nötr açılarda olurlar: Pozitif açılı kazmalarda uç, gövdeden uzak, gövde ile geniş açı yapacak şekildedir.· Nötr açılı kazmalarda ise uç, gövde ile paraleldir.· Negatif açılı kazmalarda ise uç, gövde ile dar açıya sahiptir.Genellikle, pozitif açılı kazmalar az eğimliden - orta eğimliye değişen yürüyüş rotalarında kullanılır ve rahatlığı nedeniyle tercih edilebilecek tipte kazmalardır. Negatif uçlular ise, teknik rotalarda (buzul tırmanışı, mix tırmanış, dry tooling gibi) daha hızlı ve verimli olmaktadır.
Kafa tasarımları:Buz kazmalarının genelde kafalarının ortasında bir delik bulunur. Bu delik, kış koşullarında istasyon alırken, karabina takmak veya perlon geçirmek için kullanabilir. Ayrıca bu delik, orijinalinde kazma perlonu olmayan kazmalarda, perlon bağlamak üzere kullanılır.
Klasik Kazma Perlonları:Kazma perlonları, tırmanış sırasında kazma elden düşse bile kazmanın kaybolmamasını sağlar. Perlonun bir ucu kazmaya, diğer ucu da tırmanıcının bileğine bağlıdır. Bazı kazmalar bu perlon ile beraber satılırlar; bazı kazmalarda ise perlon yoktur. Bu durumda tırmanıcı tam çekere sahip bir perlonu, kendine göre ayarlayarak, kazmasına takması gerekir.
Önce de belirttiğimiz gibi, kazmaya sonradan takılacak perlonların uzunluğunu tırmanıcı belirler. Bazıları perlonu uzun tutmayı tercih ederler, böylelikle yürüyüş sırasında eğimin yönü değişip kazmanın diğer ele geçmesi gerektiğinde, perlonu çıkartmalarına gerek kalmaz. Bazıları ise perlonu kısa tutmayı tercih eder. El değiştirirken perlonu da değiştirirler. Bazıları ise kazmalarına hiç perlon takmazlar, bunun sebebi herhangi bir düşüş anında bileğe perlon ile bağlı olan kazmanın savrulmasından dolayı tırmanıcıyı yaralayabilecek olmasıdır. Ancak unutmamak gerekir ki zorlu bir rotanın orta yerinde kazmayı düşürmüş olmak, tırmanıcıyı daha da tehlikeli bir durumda bırakabilir. Kazmanızı elinize takarak hangi perlon uzunluğunun sizin için kullanışlı olduğunu belirlemelisiniz.
b. Teknik kazmalar:
Teknik kazmalar dağcılıkta kullanılan kazmalardan daha kısadır. Klasik kazmaların boyları 60-90 cm arasındadır, (Tırmanılacak yüksekliğe ve çıkılacak rotanın dikliğine bağlı olarak rakamlar değişiklik gösterir), buz kazmaları ise 45 ile 55 cm arasında uzunluklardadır. Kazmaların kısa oluşu, dik buz kulvarlarında, tırmanıcının vuruş salınımını kolaylaştırır.
Teknik alpin rotalarda ve şelale çıkışlarında iki adet teknik kazma kullanılır. Genellikle bir kazma kaşık, diğeri ise çekiç kafa olarak kullanılır.
Gövde tasarımları:
· Düz gövdeli kazmalar; karda istasyon almak için idealdir, ancak bu kazmalar ile dik rotalarda tırmanırken kazmayı saplamak ve çıkartmak özellikle tecrübe eksiği olan bir tırmanıcı için kolay değildir.

Eğik gövdeli kazmaları; buza saplamak kolaydır ve kazmanın buza çarpması sırasında parmaklarınızı buzdan korur. Gövdenin eğikliği uca doğru yaklaşırsa kazmanın parmakları değil tüm eli koruması mümkündür. Eğim kafaya yaklaştıkça ise kazmayı saplamak daha rahat olur. “Kavisli eğik tasarımlar” şelale rotalarında kazmaya asılmayı daha da kolaylaştırır. Diğerleri, etkili bir salınım yapmaya ve ellerin korunmasına izin veren daha bütünsel bir eğime sahiptirler. Bir diğer tasarımda geniş kauçuk sapa sahip gövdelerdir. Bu türden gövdeye sahip kazmaları saplamak ve asılı kalmak kolaydır, ancak sert karda kauçuğun kar içinde rahat ilerleyememesinden dolayı istasyon almak için uygun olmayabilir.
Teknik Kazma uç şekilleri:
Teknik kazmalar genelde değişebilir (modüler) uçludur, böylelikle değişik uçlardan herhangi birini tırmanacağınız rotaya göre seçerek kullanabilirsiniz. Değişebilir (modüler) uçların en büyük avantajı, yanınızda yedek bir uç taşıyabilmektir. Eğer uçlardan biri herhangi bir sebeple zarar görecek olursa ya da kırılırsa, diğer ucu takarak rotaya devam edilebilir. Bazı kazma modellerinin satın almada belirleyici özelliği uçlarının kaşık ve çekiç olarak değiştirilebilir olmasıdır. Kazma ucu çeşitlerine bakacak olursak:· Klasik uç; aşağı doğru eğiktir. Bu stildeki uçlar çoğunlukla dağcılıkta ve mix alpin tırmanışlarda kullanılmaktadırlar.
Eğik uç; yukarı doğru eğimlidir. Kazma ucunun bu formu dikey ve negatif buz yüzeylerinde kazmanın kolay saplanmasını ve rahat bir şekilde çıkarılmasını sağlar bunun sebebi de kol bileğinin doğal eğimini takip edip, kolun bir uzantısı olacak şekilde tasarlanmış olmasıdır.·
Dümdüz veya Alaska tipi uç ; Bu uç, zor ve soğuk buz koşulları için üretilmiştir. Klasik kazmalara göre daha keskin eğimli bir teknik alpin kazma olarak dizayn edilmiştir.
Boru tipi uç; Boru tipi uçlar idealden daha hafif buz koşullarında çalışmak üzere dizayn edilmiştir. Bu tip kazmalar bal peteği şeklindeki veya ince buza, buzu kırmaksızın, sıkıca yerleştirilebilirler. U-form yapısı sayesinde tırmanırken kendi kendini temizler.
Ekstra ağırlıklar, genelde buz kazmalarının kafa kısımlarına, özellikle şelale tırmanışlarında ilave edilir. Ağırlıklar, kazmayı buza saplarken ve tekrar tekrar kazma sallamanın neden olduğu kazmanın çarpma şiddetini ve titreşimini azaltır. Ağırlıklar ile daha verimli tırmanmak mümkündür çünkü kazma tek darbede güvenli olarak buza saplanacaktır. Ağırlıklar aynı zamanda vuruş salınımını kısaltır ve daha az güç kullanmanızı sağlar, bu şekildeki küçük bir ağırlık eklemesi ile, enerji tırmanışın sonuna kadar korunmuş olur.
Teknik Kazma Perlonları:
Bunlar buz tırmanışı için gerekli malzemelerdir. Bir buz vidası yerleştirirken ya da tırmanış sırasında dinlenmeniz gerektiğinde, kazma yerleştirilip, perlona asılı kalınılabilir. Bu nedenle, bu malzemenin güvenli ve rahat olmasına ve de kolay takılıp çıkarılır olmasına dikkat edilmelidir.Model olarak, bükülebilen kazma perlonları daha basittir. Perlon basit bir el hareketiyle kolaylıkla genişletilip, daraltılabilir.· Aşağı doğru kilitlenebilir kazma perlonları bileğin halkaya yerleştirip aşağı doğru ağırlığın verilmesi ile kilitlenir ve çekme halkası buz kazmasının kafanın üzerine asılınca da bollaşır. Plastik toka, halkanın ne kadar sıkı olacağını ayarlaya yardımcı olur.






TULUMLARI

Geceleyin vücudumuz ürettiğinden daha fazla ısı kaybeder.bu nedenle vücudumuzun etrafını saracak ve vücut ısısını dışarıya göndermeyecek koruyucu bir nesneye ihtiyaç vardır.işte bu uyku tulumudur.
Uyku tulumu çeşitleri :
uyku tulumu dolum malzemesine bağlı olarak iki çeşittir.
1 . Kaz tüyü : kaz ve ördeklerin göğsünden alınan tüylerin özel makinelerle püskürtülerek özel kumaşların içine doldurulmasıyla yapılmaktadır.
Avantajları : sıcak tutar,sıkıştırılınca az yer kaplar,hafiftir.
Dezavantajları : pahalıdır,ıslanınca zor kurur
2. Elyaf : kimyasal bileşimler sonucu ortaya çıkarılmış değişik alanlarda kullanılan dolgu malzemedir.
Avantajları : kaz tüyünden daha ucuzdur, ıslanınca kolay kurur.
Dezavantajları : fazla yer kaplar,ısıtma özelliği kaz tüyünden daha düşüktür.
-18 dereceye dayanıklı kampçılık ve dağcılık aktivitelerine uygun 4 mevsim kullanılabilen bir uyku tulumudur. Yüzey alanını küçültmek amacı ile mumya tipinde kesilmiştir. Baş kapüşon içinde kalır ve istenildiği taktirde büzgüleri çekilerek kapatılabilir. Fermuarlar iridişli plastiktir. Kürsörü demirdir.fermuarda havalanmayı sağlayan havalandırma fermuarıda vardır. Dolgu maddesi ithal Mikrodenye İnsulate polair elyaftır. Bu elyaf su tutmama ve anti bakteriyel özellik taşır. Kullanılan kumaş ithal Naylon Tafetta'dır. Kumaş su kaydırma özelliğine sahip, soluyabilen özeliklere sahiptir. Ayrıca sürtünmelere mukavemetlidir.

a. Uyku Tulumu Sentetik -18 Teknik Özellikleri :
Dış Kumaş = Naylon 6. (60-70 gr/m2) water repellent.
İç Kumaş = Naylon 6. (60-70 gr/m2)
Dolgu = Mikrodenye İnsulate Polair Mikrodenye İnsulate Polair dolgu oranı Min. 1950 gr’d
Fermuar = Tip 16. Kalın dişli naylon ve çift elcikli , çift yönlü hale getirilmişdir.
Elcik = İçten ve dıştan açıp kapamayı sağlayacak şekilde her bir kursör üzerinde iç ve dış iki elcik vardır.
Torba = Taban kısmında 4 adet sıkıştırmalı , ithal delrinden mamul merdiven toka ve 145 cm uzunluğundatorbayı boydan geçen iki adet 2,5 cm eninde perlon banttan mamuldür. Torbanın taban kısmında bir adet tutacak vardır. Torba kumaşı Oksford Naylon'dır
b.Fiziksel özellikleri :
Mumya şeklindedir.
Göğüs ölçüleri bitmiş : Min.80 cm
Ayak ucu : Min. 52cm
Ayak çapı : 30 - 40 cm arasındadır.
Tulum ön uzunluğu : 190 cm
Arka uzunluğu : 225 cm
İç ve dış katların Kapitone dikişleri birbirini görmeyecek şekilde off-set tekniğiyle dikilmiştir. Fermuarın iç kısımlarında elciğin kumaşı tutmasını engelleyici perlon siperler bulunmaktadır. Göğüs ve boyun kısmını birbirinden ayıran büzgülü boyun kolları fermuar altında, fermuar boyunca devam eden ve fermuardan soğuk girmesini önleyecek 7/8 cm eninde fermuar patı bulunmaktadır. Kapüşonu yarımay şeklinde ve büzgülüdür.
DİKİŞ ÇEŞİTLERİ
Kullanılan dikiş sistemleri uyku tulumunun performansını çok etkiler. Bu yüzden bilinmesinde fayda vardır.
1- Tek kat : Bu dikiş sistemiyle en hafif ve en az işçilik gerektiren uyku tulumları yapılmaktadır. Ancak dikiş yerlerinde yalıtkanın kalınlığı sıfıra indiği için, bu şekilde çok iyi bir tulum yapabilme şansı yoktur.
2- Tek kat kılıflı: Bu sistemin özellikleri tek kat ile aynıdır. Ancak dışarı konan ek kumaş ilave bir yalıtım sağlar.
3- Çift kat: Dikiş yerlerindeki sorunu çözmek için ilk akla gelen tedbir Klasik tip iki tulumu üst üste koymak olmuştur. Bu tür tulumlar çok iyi ısıtmakta ancak gerek işçilik, gerekse iki misli kumaş tüketimi yüzünden pahalı olmakta ve bezerlerinde daha ağır çıkmaktadırlar.

4- Çift kat kılıflı: Bu sistemin özellikleri çift kat ile aynıdır. Ancak dışarı konan ek kumaş ilave bir yalıtım sağlar

5- Duvar Dikiş: Klasik tipteki gibi olaya yaklaşılır ancak dikiş yerlerinde ince duvarlar mevcuttur. Bu sayede tulumun iç ve dış yüzleri hiç bir zaman birbirlerine değmez ve yalıtkanın sıfırlandığı soğuk bölgeler yaratmazlar. Kuştüyü tulumlarda duvarlar kumaştandır oluşan ara bölmeler tüyle doldurulur. Sentetiklerdeyse bizzat duvarlar sık aralıklarla ve elyafın kendisinden yapılır.
UYKU TULUMLARI VE BAKIMLARI
Tulumların üzerine ağır eşyalar bırakırsanız, evde devamlı torbasında saklarsanız. İçindeki elyaf ezilir ve tulumunuz artık eskisi kadar şişmez ve ısıtmaz olur. Tulumunuzu evdeyken, kuru bir ortamda açık olarak tutun. Bir dolabın üstünde kendi haline bırakabilir, yada bir yerlere asabilirsiniz.
Kamptan gelince tulumunuzu kurutun. Yapacağınız en büyük kötülük, ıslak tulumunuzu torbasına tıkıp kaldırmaktır. Bir kaç ay sonra yeniden kullanmayı isterseniz, hiç zahmet etmeyin, Torbayı bile açmadan çöpe atabilirsiniz.
Tulumu torbaya sokarken tıkıştırın, itinayla rulo yapıp koymaya kalkmayın. Yoksa hep aynı yerleri aynı şekilde çekilip, gerileceği için daha çabuk eskiyecektir.
Bir tulumun en önemli özelliği vücudunuzun ürettiği sısıyı, gene vücudun çevresinde tutmaktır. Eğer hava sıcaksa bu ısının gitmesini istersiniz. O zaman, fermuarınızı iyice açıp yorgan şeklinde üzerinize örtün. Hava soğuyunca, fermuarı tamamen kapatıp içine girin. Bu da yetmeyince yavaş yavaş tulumun ağzını büzüp, kendinizi içine hapsetmeye başlayın. Bu işin son limiti, sadece ağzınızın ve burnunuzun dışarda kalması, diğer tüm yerlerinizin tulumun içine girmesidir. Bu şekilde soğuğa karşı en iyi korumayı sağlarsınız. Tulumun ağzının tam büzgülü olmasıyla, tam açık olması en az 10 derece ısı fark ettirir.
Yatarken neler giydiğiniz çok önemlidir. Size en uygun giysileri zamanla bulacaksınız, sabırlı olun.
İyi bir kamp döşeği kullanın. Çünkü dünyanın en pahalı uyku tulumları bile yatanın ağırlığıyla ezilir ve alttan gelen soğuğu geçirir, unutmayın



ÇEKİÇ
Dağcılıkta kullanılan farklı firmaların ürettiği farklı çekiç çeşitleri bulunmaktadır .Ana amaç aynıdır . Emniyet malzemelerini kayaya çakmak kayadan çıkarmak ve kayaların sağlamlığını denemektir . Çekiçler yapı bakımından 4 grupta incelenir .

1. Çekiç kısmı : Kayaya malzeme çakmak ve kaya yapısının testi için kullanılır
2. Gaga : Kayaya çakılı malzemeleri çıkarmada ve çatlağın içindeki gevşek malzemeleri temizlemede kullanılır.
3. Sap : Metal üzerine plastik kaplanmıştır amacı darbelerin şokunu emmektir
4 . İp kısmı : Kazmayı bileğe takmak veya emniyet kemerine asarak kazmanın düşmesini önlemektir



MAKARALAR
Dağcılıkta özelikle arama ve kurtarmada çalışmalarında kullanılan teknik malzemelerdendir .Hava hattı geçişlerinde gerdirilen statik ip üzerinde hareket kolaylığı sağlayarak kazazedeyi sarsmadan karşıdan karşıya aktarmada , vadideki kazazedeyi yukarı almaya veya yukarıdaki kazazedeyi vadi tabanına aktarmada kullanılırlar .Üzerlerinde maksimum çekerleri kn . Olarak belirtilmiştir .Ağır yükleri gerili ip üzerinde aktarma yaparken tandem kullanılması tavsiye edilmektedir tandemin içinde bulunan iki adet makara aynı anda ip üzerinde hareket ettiğinden ipe tek noktadan yük binmemektedir .Makaraları kullandıktan sonra temizlemek dönen kısımlarını yağlamak ve içerisine kaçan yabancı maddeleri çıkarmak malzemenin uzun ömürlü olmasını sağlar .



DAĞCILIKTA KULLANILAN ALETLER
ATC TUBER BREAKE GUY REVERSO TIBLOC
Yarım kazık düğümlerin ipi bükmesi sonucu iniş ve çıkışlarda güçlüklerle karşılanmaktadır .Bu güçlüklerle karşılaşmamak için aynı işi yapan şekil ve yapıları farklı atc . Tuber .Breake . Faal guy ve reverso üretilmiştir

Anılan malzemeler tek ve ikiz ip ile kullanılabilmektedir .İp ikiye katlandıktan sonra anılan malzemelerin delik kısmından içeri sokulmakta ve emniyet kemerine takılı olan karabinaya takılmakta ve kullanılmaktadır .Tıbloc : çalışma özelliği olarak jumara benzemekte fakat jumardan daha basit kullanım özelliğine sahiptir. Ana ipe takılan tiblocun ipten çıkmasını önlemek için karabina takılmakta içindeki dişler nedeniyle ileri gitmekte geri gelmemektedir

PROTRAXION
Tırmanmadan , jumara , sabit hattan geçmeye , ipe asılmaya kadar pek çok özelliği içinde barındıran bir teknik malzemedir .8 – 13 mm. Kalınlığındaki statik ve dınamık iplerde kullanma özelliğine sahiptir .Yağmurlu havalarda ipin çamurla kirlenmesi durumunda kavrama dişlerinin kenarından çamurlu suyun akmasına imkan veren delikler vardır .38 mm .kalınlığındaki sertleştirilmiş alüminyum makara sayesinde kolayca dönme hareketini meydana getirerek ip üzerinde protraxıon ’ a hareket kolaylığı sağlamıştır . İstenildiğinde protraxıon ’ dan ayrılma veya yeniden kullanma özelliğine sahip olmasından dolayı arama ve kurtarmada kullanıcıya kolaylık sağlamaktadır .
YOYO

YOYO

Karabinayla ; inişte , tırmanmada veya diğer emniyet uygulamalarda kullanılan yarım kazık düğümü sürtünmeden dolayı sadece ipin yıpranmasını değil aynı zamanda burulmasına da sebep olmaktadır .Bu nedenle ip vermek veya boşluk almada zorluklarla karşılaşılmakta ipin burulmasını çözmek için zaman harcanmaktadır .Yo-yo ; bu problemi çözmüştür canlı ip beyaz metal takılı kısma gelmek mecburiyetindedir . U şeklinde getirilen ip yo-yo ‘nun içine sokulunca alt bölümde bulunan deliğe takılan karabina ipin ve yo-yo ‘ nun içinden geçerek emniyet kemerine veya emniyet noktasına takılır . İpi emniyete almak için her iki yöne doğru ipi çekmek yeterli olacaktır
GRİ GRİ
Grıgrı : iniş malzemesi olarak üretilmiştir Tekniğini iyi öğrenince zor olsada jumar gibi kullanma özelliği vardır . 8 – 11 mm .lik iplerle kullanılmaktadır . Karabına deliğine(1) karabina taktıktan sonra emniyet kemerine takılır kumanda (2) kolunu ters yöne çekince iniş yapılır

PERLON ( ÇELİK ) MERDİVEN

Merdivenler yapay tırmanış malzemeleridir . İpten , perlondan , veya metalden yapılmış çeşitleri vardır . Uç kısmında fifi çengeli ile emniyet noktalarına takılarak yapay tırmanış yapılmaktadır . Fifi çengelinin üzerinde bulunan ince delik yardımcı ip takılmak için olup kullanıcıya sabitlenir ve merdivenin düşmesi önlenmiş olur .

ROPEMAN


Pursiğin yerine imal edilmiş metalden yapılmış bir malzemedir . Malzemenin düşmesini önlemek için üzerindeki metal ip ile kullanıcıya sabitlenir . 8 –11 mm .lik ip kullanılmaktadır




KAR TOZLUĞU :
Boru şeklinde olmalıdır. Uç kısmında ayakkabının ucuna sabitleyebilmek için uzatma kısmı ve sabitleme kancası bulunmalıdır. Tozluğun ön kısmında fermuar ve fermuarı kapatabilmek için cırt bantlı dil olmalıdır. Tozluğun alt kısmında ayar bandı bulunmalıdır. Tozluğun ortası ayak bileğini iyi kavrayabilmesi için lastikli olmalıdır. Tozluğun üst kısmında diz altından rahat sıkıştırmayı sağlamak için lastikli ve stoperli sıkıştırma sistemi bulunmalıdır. Tozluğu bilek lastiği altında kalan kısmı su geçirmez kalın naylon kumaş üst kısmı ise üç katlı gore-tex kumaş olmalıdır


KAR KÜREĞİ
Alüminyum gövdeye sahip olmalı. Gövde ile sap bağlantısı yekpare olmalı. Sap kısmını gövdeye bağlıyan bağlantı pimli olmalı. Sap kısmının sonu, iyi kavramayı sağlamak için D şeklinde olmalı ve kışın ele yapışmaması için plastik olmalı.
Sap kısmı, küreğin boyunun küçültülebilmesini sağlamak amacı ile içiçe geçebilir yapıda olmalıdır. Sap kısmının içinde bir adet min.150 cm uzunluğunda çığ sondası bulunmalıdır. Ağırlığı 800-900 gr civarında olmalıdır.
Önümüzdeki Dersler

Şu an mevcut ders yoktur. Lütfen bir dahaki eğitim dönemi için duyuruları takip ediniz.